Duyuru:

Web sitemize hoş geldiniz, umuyoruz ki web sayfamızı beğenirsiniz ve her zaman misafirimiz olursunuz.

zayıflama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zayıflama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2013 Pazar

Baharat zayıflatıyor





Uzmanlar, baharat tüketiminin metabolizmayı hızlandırdığını belirtiyor.Metabolizma hızının kilo vermede çok önemli bir unsur olduğunu belirten uzmanlar, kekik, karabiber ve pul biber gibi baharatların metabolizmayı hızlandırdığını kaydediyor. Uzmanlar, “ ‘Baharat tüketiyorum’ diye fazla besin tüketmeyin!” uyarısında bulunuyor.

Diyetisyen Serkan Tutar, “Diyet yapsam da bir türlü kilo veremiyorum.” diyenlerin sorunu metabolizmanın hızında araması gerektiğini ifade etti. Tutar, metabolizma hızının kilo vermede önemli bir unsur olduğunu kaydetti.

Serkan Tutar, metabolizmayı hızlandıran yiyecekleri ise şöyle sıraladı:

“Baharatlar: Yemeklerle birlikte tüketilen karabiber, pul biber, kekik gibi baharatları sıkça kullanan kişilerin metabolizmalarının daha hızlı çalıştığı bilinmektedir. Buradaki en önemli konulardan birisi ise ‘baharat kullanıyorum’ diye daha fazla besin tüketiminden kaçınılmalıdır.

Et ve türevleri: Özellikle termojenik etki dediğimiz (besinleri sindirirken vücudun harcamış olduğu enerji) etkinin en yüksek seviyede olduğu besin grubudur. Bu besin grubundan her gün bir öğün mutlaka tüketmeliyiz. Sadece sebze tüketerek kilo vermeyi hayal ediyorsanız bu hep hayaliniz olarak kalacaktır.

Süt ve ürünleri: Gün içerisinde 2 su bardağı süt veya 2 kâse yoğurta denk gelecek kadar kalsiyum almanız metabolizmanızın daha hızlı çalışmasına katkı sağlayacaktır. Yani sebze yediğiniz öğünlerde yanına yoğurt eklemeniz hem kan şekeri dengesi açısından hem kalsiyum alımı açısından hem de metabolizmanın hızlanması açısından önemlidir.

Yumurta: En kaliteli ve örnek protein kaynağı olarak bilinen yumurta, doku ve organ gelişimi için önemlidir. Kahvaltıda omlet, menemen veya haşlanmış yumurta ile yapacağınız kahvaltı tokluk sürenizin daha uzun olmasını, kan şekerinin daha dengeli olmasını sağlar ve sizi güne hazır hale getirir.

Yeşil çay: Yapılan bilimsel çalışmalarda düzenli yeşil çay tüketen bireylerin kilo verme hızlarının daha hızlı olduğu saptanmıştır. Gün içerisinde 2-3 bardak yeşil çay içilmesi hem vücuttaki ödemin atılması için hem de dolaşım sisteminin daha hızlı çalışması açısından önemlidir.

Kahve: En önemli metabolizma hızlandırıcılardan biridir. Doğru tüketildiğine faydalı olan yanlış miktarda tüketildiğinde problem çıkaran başlıca içecektir. Özellikle egzersiz yapan bireylerin spordan 30-45 dakika öncesinde koyu bir kahve içmesi egzersiz anında daha fazla yağ yakılacağı anlamına gelmektedir.”

22 Kasım 2013 Cuma

Sağlıklı Zayıflamanın 10 Kuralı


Kural 1
• Her sabah uyanınca ilk iş oda sıcaklığında iki büyük bardak su için.
Kural 2
• Gün içinde en az üç litre su tüketin. Suya isteğinize göre taze sıkılmış limon suyu ya da elma sirkesi ekleyebilirsiniz.
Kural 3
• Yemekle birlikte kesinlikle su içmeyin. Yemeklerden yarım saat önce su tüketimini bırakın ve bir saat sonra tekrar başlayın.
Kural 4
•Her gün üç poşet karbonat ve bir çay kaşığı Himalaya tuzunu suda eritipiçin. Her bir poşet karbonat için bir bardak su tüketin. Bir çay kaşığı tuz da yine başka bardağa konacak ve içilecek.
Kural 5
• En büyük öğünü sabah 11:00 ve öğlenden sonra 16:00 arasında yeyin.
Kural 6
•Zayıflama kürünü uygularken siyah çay, kahve, gazlı içecek ve hazır kutulardaki meyve sularını kesinlikle içmeyin.
Kural 7
•Güneş batınca çorba dışında hiçbir şey yemeyin. Sebze ve mercimek çorbası serbest.
Kural 8
•Zayıflama kürü süresince süt, peynir, yoğurt, yumurta ve tavuk tüketmeyin.
Kural 9
•Ve ekmek... 11.00-16.00 arası dışındaki saatlerde ekmek yemeyin. Bu saatlerde de mutlaka kızarmış ve beyaz ekmek dış,ndakileri tüketin
Kural 10
•Her gün açık havadqa en az 30 dakika yürüyüş yapın. Park, koru, deiz kenarını tercih edin.

6 Kasım 2013 Çarşamba

Şişmanlıkla mücadele için 15 ipucu

Şişmanlıkla mücadele için 15 ipucu

Tüketilen besinlerin içindeki gizli düşmanlar da kiloalmayı sağlamakta ve başta obezite olmak üzere birçok hastalığın kapılarını açmaktadır.
Memorial Ataşehir Hastanesi ve Etiler Tıp Merkezi Endokrinoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Gökhan Özışık, şişmanlıkla baş etmenin yolları hakkında bilgi verdi.
Toksik yağlar vücutta birikir
İnsanlığın eski düşmanı şişmanlığı, toksik yağlarınolmaması gereken yerde depolanıp vücudun tahammül edemeyeceği miktarlara ulaşması" şeklinde tanımlamak doğru olacaktır. Aşırı yemek, hareketsizlik kilo almak için elbette birer faktördür. Örneğin; bir deney hayvanı fazla beslendiğinde ya da tokluk merkezini kontrol eden tek bir geni/hormonu yok edildiğinde obeziteye yol açılabilir. Bu tablonun temelinde "hücresel düzeyde kapasite zorlanması" yatmaktadır. Ancak günümüz insanındaki durum çok daha farklıdır. Bunun nedeni tükettiğimiz gıdaların organizmamızın tanımadığı şeker, yağ ve amino asitlerle dolu olmasıdır. Kısacası bunlar doğal değildir ve problemin asıl sebebidir.
Karaciğer kargo mantığı ile çalışır
Sindirim yoluyla kana karışan tüm besinler kimi kendi başına kimi de onları tanıyıp refakat eden özel proteinlerce doğru karaciğere götürülmektedir. Karaciğer bunları ayırmakta ve gerektiğinde de işleme tabi tutmaktadır. Bir kargo mantığı ile çalışarak "lipoprotein" adıverilen ve adeta kargo kutularına benzer özel proteinlerle paketlemekte, üzerine de içinde ne olduğunu ve nereye teslim edileceğini gösteren bir barkod yapıştırıp daha sonra tekrar kana vermektedir. Hemen göndermeyeceklerini ise depolamaktadır. Eğer bu kargonun içindeki madde "trans yağ, oksitlenmiş yağ ya da vücudun tanımadığı bir şey" ise hücreler bu kargoyu almak istemez ve geri gönderirler. Karaciğer ise bu iade edilen bozuk kargoyu gözden uzak bir yere (cilt altı gibi) adeta sürgüne göndermektedir. Basit mantıkla, toksik maddeden kurtulmaya çalışmakta, adeta onları yağ dokusu içinde izole etmeye çalışmaktadır. Sonuç şişmanlık yani istenmeyen yerlerde yağların birikmesi ve vücudun deforme olmasıdır.
Cilt yaşlanır, yaşlanma hızlanır, kanser kapıyı çalabilir
Hücre içine giren toksinler hastalık ve kansere giden yolu açmaktadır. Yağ depolarındaistiflenen toksinler ise; olduğu yerdeki dolaşımı bozmakta ve insülin, leptin, adiponektin, cinsiyet hormonları gibi hormonlara itaat etmemeye kadar bir dizi metabolik probleme yol açmaktadır. Zamanla bu durum daha da kötüleşerek kontrolden çıkmaktadır. Giderek daha da kilo alma ve vücudun deforme olması bir yana cilt sağlığı bozulmuş, kırışıklıklar, lekeler ve selülit ortaya çıkmış, yaşlanma hızlanmıştır. Kanser, kronik organ hasarı, beyin ve sinirsistemini dejenere eden hastalıklar (Alzheimer gibi) ise işin başka bir boyutudur.
Şişmanlıktan korunmanın ipuçları:
1. Öğünleri aceleye getirmeyin, sakin ve rahat bir ortamda yemeye çalışın. İyi çiğneyin.
2. Lokmalar arasında birkaç yudumdan fazla su içmeyin.
3. Günlük kalorinin ¾'ünü kahvaltı ve öğlen yemeğinde almaya çalışın, akşam yemeği sonrası atıştırmalardan kaçının.
4. Doğal/geleneksel yöntemlerle beslenmiş hayvanların etini, yumurtasını tercih edin. Dana ve tavuk etini ızgara yerine güveçte pişirin.
5. Sebze/meyve satın alırken bilinçli davranın.
6. Kahvaltı dışında yemekle, meyve tüketmeyin.
7. Pastörize günlük sütten yapılmış yoğurt ve kefir tercih edin.
8. Yağsız/light ürünleri bilinçli tüketin.
9. Salatalarınıza elma sirkesi, nar ekşisi koyun, uygun miktarda turşu tüketin (cam şişede olanları tercih edin).
10. Tiroid hormonlarınızı, insülin düzeylerinizi ve idrarınızın pH'sını kontrol ettirin.
11. Konserve, işlenmiş, hazır gıdaları bilinçli tüketin, tatlandırıcıları (doğal olsa da) hekiminize danışmadan kullanmayın.
12. Kaliteli uyku ve egzersizi ihmal etmeyin, stresi nasıl yöneteceğinizi öğrenin.
13. Güneşten yeterli derecede faydalanın.
14. Sağlıklı bir bağırsak florasını nasıl idame ettireceğinizi öğrenin.
Ağız hijyenini ihmal etmeyin.

Copyright @ 2013 Hayallere Giden Yol. Designed by Elementx | Love for Siristatlı