Duyuru:

Web sitemize hoş geldiniz, umuyoruz ki web sayfamızı beğenirsiniz ve her zaman misafirimiz olursunuz.

iran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2014 Perşembe

İran'ı frenleyen anlaşmanın içeriği açıklandı


Beyaz Saray, P5+1 ülkeleriyle İran arasında varılan anlaşmanın içeriğini açıkladı...Beyaz Saray, ABD yönetiminin P5+1 ülkeleriyle İranarasında varılan anlaşmanın neleri içerdiği konusunda daha şeffaf olması gerektiği yönünde Kongre ve bazı gruplardan gelen çağrılara yanıt olarak, anlaşmadaki teknik detayların bir özetini yayımladı.


Kongre'yle metnin tamamını paylaşan Beyaz Saray, kamuoyuyla ise 4 sayfalık bir özetini paylaştı.

Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun (UAEK) anlaşmadaki teknik detayların belli unsurlarının gizli kalması yönünde ricada bulunduğunu belirtti.

-Anlaşma özetindeki detaylar-

Özete göre, İran, anlaşmanın uygulanmaya başlayacağı 20 Ocak'a kadar ya da o tarihte yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş uranyum üretmeyi durdurmayı ve yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş uranyum stoğunun yarısını seyreltmeye başlamayı kabul etti.

UAEK sonraki 6 ay içerisinde de İran'ın uranyum zenginleştirmesi ve santrifüj kullanımına dair diğer kısıtlama ve azaltmaları tetkik edecek. İran'a, yeni zenginleştirme tesisleri inşa etme, Arak reaktörünü işletme ya da reaktöre yakıt sağlama, Arak'ta yeni herhangi bir reaktör unsuru tesis etme, Arak reaktör tesisine yakıt ve ağır su transfer etme, yeniden işleme kapasitesine sahip bir tesis inşa etme müsaadesi verilmeyecek. Metin, İran'ın Arak reaktörü için yakıt üretme ve test etmesine de yasak getiriyor.

Özette, İran'ın 6 aylık dönemde atması gereken belli adımları içeren bir program üzerinde taahhüt ortaya koyduğu belirtilerek, bu adımlar, "yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş uranyum stoğunun yarısını seyreltmenin 3 ayda tamamlanması ve kalanının da 6 ay içerisinde okside dönüştürülmesi" ve "İran'ın yüzde 5'e kadar zenginleştirilmiş uranyum stoğunun izin verilen boyutuna bir üst limit koyması" şeklinde sıralandı.

-Ortak komisyon kurulacak-

AB, P5+1 ve İran'ın, Ortak Eylem Planı'nın uygulamaya geçirilmesini gözlemlemek için UAEK ile birlikte çalışmak üzere bir ortak komisyon kuracağının anlatıldığı özette, bu ortak komisyonun AB, P5+1 ve İran'ın uzmanlarından oluşacağı ve Ortak Eylem Planı'nın hayata geçirilmesi ve gündeme gelebilecek diğer konuları ele almak üzere ayda en az bir kez toplanacağı kaydedildi. Komisyonun ayrıca, İran'ın nükleer faaliyetleriyle ilgili geçmişteki ve şu andaki kaygıların giderilmesini kolaylaştırmak için UAEK ile çalışacağı belirtildi.

Özete göre, UAEK müfettişleri Natanz ve Fordo uranyum zenginleştirme tesislerini günlük bazda ziyaret edecek ve bu ziyaretlerin bir kısmı planlı bir kısmı ise önceden haberverilmeden yapılacak. Müfettişler, Arak reaktörünü de ayda en az bir kere ziyaret edecek.

Özette, İran'ın Arak reaktörüyle ilgili dizayn bilgisi ve diğer bazı tesislere erişim sunmayı kabul ettiği de belirtildi.

Bu gelişmiş izleme tedbirlerinin UAEK'e, İran'ın taahhütlerini hayata geçirmesinin durumu hakkında Ortak Komisyon'a aylık bilgilendirmeler sunma imkanı vereceği ve uluslararası topluma da yükümlülüklerden kaçışı ya da materyallerin gizli bir programa yönlendirilmesini daha hızlı biçimde tespit etme olanağı sağlayacağı kaydedildi.

-Yaptırımlara getirilecek hafiflemeler-

Bu ilk adımın bir parçası olarak, P5+1 ve AB'nin İran'a yönelik yaptırımlara sınırlı, geçici ve hedefe yönelik bazı hafiflemeler getireceğinin belirtildiği özette, bu hafiflemelerin toplam değerinin 6 ila 7 milyar dolar olduğu kaydedilirken, bu miktarın İran'ın bloke edilmeye ya da kısıtlama tabi tutulmaya devam edecek 100 milyarlık döviz stoğunun küçük bir bölümünü oluşturduğuna dikkat çekildi.

Yaptırımlara getirilecek hafiflemenin bir kısmının ilk günden hayata geçirileceği, ancak çoğunun 6 ay süresince dilimler halinde uygulanacağının kaydedildiği anlaşma özetinde, petrol, bankacılık ve finansal yaptırımlar dahil olmak üzere İran'a yönelik yaptırım rejiminin çok büyük bir kısmının yürürlükte kalmaya devam edeceği de kaydedildi.

Özette, İran'ın kısıtlama altındaki 4,2 milyar dolarlık fonlarına 6 ay boyunca dilimler halinde erişim izni verilmesi konusunda, bu dilimlere dair bir takvim de yer alıyor. Toplam 8 aşamadan oluşan dilimlerin bir kısmına erişim, İran'ın uranyum zenginleştirmesini seyreltmede sağlayacağı ilerleme ve taahhütlerini yerine getirmesine bağlı olarak tanınacak. Buna göre ilk dilim 1 Şubat'ta, son dilim ise 20 Temmuz'da serbest bırakılacak.

Anlaşma özetinde, "Bu uygulama planıyla, somut ilerleme sağladı. Şimdi, İran'ın nükleer programıyla ilgili endişelerimizi gideren kapsamlı bir çözümün takibine yönelik kritik çalışma üzerinde odaklanacağız" ifadesi kullanıldı.

-Kongre üyelerini ikna edemedi-

ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Wendy Sherman, anlaşmayla ilgili olarak dün Kongre üyelerini kapalı bir toplantıda bilgilendirdi. Ancak toplantıdan çıkan bazı Kongre üyeleri, kaygılarının azalmaktan öte daha da arttığını söyledi.

Obama yönetiminin dış politikasını en çok eleştiren isimlerden biri olan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, yaptığı açıklamada, "Brifingden sonra her zamankinden daha fazla rahatsızım" dedi.

Anlaşmayı eleştiren çevreler, Obama yönetiminin İran'a çok fazla taviz verdiğini savunuyor.

12 Ocak 2014 Pazar

Turkmenistan to complete its own section of Iran-Turkmenistan-Kazakhstan railway by October



Turkmenistan will complete its own section of the Iran-Turkmenistan-Kazakhstan railway by October this year, the Fars News Agency's correspondent to Turkmenistan reported on Sunday.

The Turkmen president has ordered his deputy for transport and communication affairs that the Turkmen section of the railway should be completed by October 2014.

Over 180 kilometers of the railway in Turkmenistan was constructed in 2013. Just 90 kilometers of the Turkmen section of the railway has has remained to be built.

Intergovernmental agreement on the project "North-South" was signed in 2007 between Kazakhstan, Iran and Turkmenistan. The planned volume of traffic on the route will not be more than 10 million tons a year.

The project will open to countries in Asia and Europe access to the Persian Gulf and Central Asia. Similar opportunities will also appear for the transit of goods from countries in South-East and South Asia, the Indian Ocean coast to the states of Eastern and Northern Europe via Iran, Kazakhstan, Turkmenistan and Russia.

This path is several times shorter than overcoming the Suez Canal. The railway will play a huge role in the desert areas of social infrastructure in the Caspian region and the Northern Territory - from the border with Kazakhstan to Bereket.

24 Kasım 2013 Pazar

Iran seals nuclear deal with west in return for sanctions relief

Barack Obama hails historic accord as first step towards resolution of decade-old impasse over Iran's nuclear programmeJohn Kerry at Iran talks in GenevaIranian foreign minister Mohammad Javad Zarif (left) next to Catherine Ashton (centre) as US secretary of state John Kerry embraces France's Laurent Fabius in Geneva. Photograph: Fabrice Coffrini/AFP/Getty Images
Iran has struck a historic deal with the US and five other world powers, accepting strict constraints on its nuclear programme for the first time in a decade in exchange for partial relief from sanctions.
The deal, signed in the Geneva Palace of Nations at 4.30am on Sunday morning, also marked arguably the most significant foreign policy achievement of Barack Obama's presidency, particularly as it is intended to be the first step in a six-month process aimed at a permanent resolution to the volatile decade-old global impasse over Iran's nuclear programme, and fend off the threat of a new war in the Middle East.
"While today's announcement is just a first step, it achieves a great deal," President Obama said in an address to the nation from the White House. "For the first time in nearly a decade, we have halted the progress of the Iranian nuclear programme, and key parts of the programme will be rolled back."
The Geneva deal releases just over $4bn in Iranian oil sales revenue from frozen accounts, and suspends restrictions on the country's trade in gold, petrochemicals, car and plane parts.
In return, Iran undertakes to restrict its nuclear activities. Over the next six months it has agreed to:
• stop enriching uranium above 5%, reactor-grade, purity-dilute its stock of 20%-enriched uranium or convert it to oxide, which makes it harder to enrich further. The medium-enriched uranium, in its hexafluoride gas form is relatively easy to turn into weapons-grade material used in a weapon, so it is a major proliferation concern.
• not to increase its stockpile of low-enrichment uranium.
• freeze its enrichment capacity by not installing any more centrifuges, leaving over half of its existing 16,000 centrifuges inoperable.
• not to fuel or to commission the heavy water reactor it is building in Arak or build a reprocessing plant that could produce plutonium from the spent fuel.
The six-month life of the Geneva deal is intended to be used to negotiate a comprehensive and permanent settlement that would allow Iran to pursue a peaceful programme, almost certainly including enrichment, but under long-term limits and intrusive monitoring, sufficient to provide the rest of the international community confidence that any parallel covert programme would be spotted and stopped well before Iran could make a bomb.
That agreement would lead to the lifting of the main sanctions on oil and banking that have all but crippled the Iranian economy, and the eventual normalisation of relations between Iran and the US for the first time since the 1979 Islamic revolution.
The US secretary of state, John Kerry, and his Iranian counterpart, Mohammad Javad Zarif, spent much of the three rounds of negotiations since September , closeted together in intense discussions, a dramatic break from the previous 34 years when there was barely any official contact between the two countries.
"This is only a first step," the Iranian foreign minister, Mohammad Javad Zarif, told a news conference. "We need to start moving in the direction of restoring confidence, a direction in which we have managed to move against in the past."
Sunday morning's deal was agreed after a diplomatic marathon of three intensive rounds, culminating in a late-night session in the conference rooms of a five-star hotel in Geneva, chaired by the EU's foreign policy chief, Catherine Ashton, a former Labour peer and CND official, for whom the deal represents a personal triumph.
Britain's foreign secretary, William Hague, the French foreign minister, Laurent Fabius, and their German, Russian and Chinese counterparts, Guido Westerwelle, Sergey Lavrov and Wang Yi, also took part in a six-nation group mandated by the UN security council to handle the nuclear negotiations since 2006. Some of the complications involved in coming to a deal stemmed from the need to keep the six powers together.
However, the key overnight sessions that clinched the deal involved Kerry, Zarif and Ashton alone..
"This deal actually rolls back the programme from where it is today," Kerry said. However, he added: "I will not stand here in some triumphal moment and claim that this is an end in itself."
The bigger task, he said, was to go forward and negotiate a comprehensive deal.
The difficulties facing the negotiators in the coming months were highlighted by the very different interpretations Kerry and Zarif took on the fiercely disputed issue of whether the deal represented a recognition of Iran's right to enrich uranium in principle. Zarif was insistent that it did because it was based on the Nuclear Non-Proliferation Treaty, which guarantees the right to a peaceful nuclear programme. Kerry said that neither the NPT nor today's deal specifies a right to enrichment. That, he said, was a matter for negoiation in the coming six months.
News of the deal united Iranians from across the political spectrum in celebration, reflecting widespread hope that it would reduce the threat of war and ease punishing sanctions. Hundreds of thousands of people stayed up through the night to follow the minute-by-minute coverage of negotiations on satellite televsion, Facebook and Twitter.
The first announcement that a deal had been reached, by Ashton's spokesman Michael Mann, and the confirmation by Zarif, were both made on Twitter – a first for a major global accord.
"Day five, 3am, it's white smoke," tweeted the deputy Iranian foreign minister, Seyyed Abbas Araghchi, referring to the terminology used in Vatican for the announcement of a new pope.

21 Kasım 2013 Perşembe

İngiltere'den Türkiye'ye teşekkür!

İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, İran ile P5+1 ile İran arasındaki müzakerelerle ilgili, "Bu tarihi bir fırsattır. Orta Doğu'da nükleer silahların yayılması konusuna engel olmanın imkanıdır. İran için de farklı bir yol oldu" dedi.İngiltere'den Türkiye'ye teşekkür!

Hague, Pera Palace Otel'de Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, İstanbul'da bulunmanın kendisi için bir onur olduğunu ancak üzüntü verici bir vesile için burada olduğunu söyledi.

Türkiye'nin en güvenilir partnerlerinden birisi olduğunu ve her iki ülkenin de uluslararası terörle sık sık karşılaştığını belirten Hague, "İki ülke Somali'den tutun Afganistan'a kadar birlikte çalışarak terörü izole etmeye, hukukun üstünlüğünü tesis etmeye, itilaflara siyasi çözümler getirmeye çalışıyor. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni, 34 yıldır süren terör mücadelesinde bir barış süreci getirdiği ve geliştirdiği için tebrik ederim" dedi.

TÜRKİYE'YE SURİYE'DEKİ TUTUMLARINDAN DOLAYI TEŞEKKÜR ETTİ

NATO müttefiki olduklarını hatırlatan Hague, Türkiye'ye Suriye'deki tutumlarından dolayı teşekkür etti. Hague, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin Suriyeli mültecilere göstermiş olduğu misafirperverlikten dolayı çok müteşekkiriz. Türkiye, Cenevre-2 müzakerelerine hazırlanırken çok katkı sunuyor. Tabiki Suriye'deki ihtilaf nedeniyle terörde de bir artış riski var. Suriye'deki koalisyon, Cenevre'deki konferansa katılacaklarını belirlediler. Biz bu açıklamayı olumlu karşılıyoruz. Aynı zamanda Suriye'deki insani durum da çok içler acısı. İnsanların acıları, çok acı verici. İlaç gibi insani yardımladın gitmesi de engelleniyor. BM, bu konuda gerekli açılımı yapmaya çalışıyor. Suriye insani yardıma açılmalı. 500 milyon poundluk bir katkıda bulunduk. Bugüne kadar yapılan en büyük meblağdır, bu."

"İRAN İÇİN DE FARKLI BİR YOL OLDU"

P5+1 ile İran arasında yürütülen müzakerelere değinen Hague, müzakerelerin devam ettiğini veİngiltere'nin posizyonunun açık olduğunu anlattı.

İngiltere Dışişleri Bakanı Hague, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Bütün ülkelerin çıkarlarına hizmet edecek bir çözüm önerisi bu. Taraflar arasındaki görüş farklılıkları çok az. Siyasi irade ve kararlılıkla bunların üstesinden gelinmesi mümkün. Bu tarihi bir fırsattır. Bu tarihi bir fırsattır. Orta Doğu'da nükleer silahların yayılması konusuna engel olmanın imkanıdır. İraniçin de farklı bir yol oldu. İlerlemenin fırsatıdır. Uzun zamandan beri ilk kez uluslararası sorunların aşılması için çok önemli bir noktaya geldik."

Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği konusundaki yeni bir faslın açılmasından dolayı Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu kutladıklarını belirten Hague, İngiltere'nin, Türkiye'nin AB'ye üyeliğini uzun yıllardan beri desteklediğini aktardı. Hague, "Bu üyelik dünyanın da refahına önemli katkıda bulunacaktır. Türkiye'nin bu çabalarını desteklemeye devam edeceğiz" dedi.

SORULAR
Bir gazetecinin Suriye ile ilgili sorusu üzerine Hague, Davutoğlu ile aynı görüşleri paylaştıklarını söyledi.

Suriye Dostları Grubu ile 22 Ekim'de yapılan toplantıdaki ilkelere, planlara, Cenevre-2 esaslarına katıldıklarını dile getiren Hague, "Suriye'de hem rejimi hem de temsilcileri, ortak onay süreci içerisinde biraraya getiren hükümetin kurulması gerekir. Suriye'de yapılacak 3 şey var. Bunlardan ilki insani durumu rahatlığa kavuşturmak. Yani rejimin bunlara imkan vermediği noktalara da insani yardım gitmeli. Şam'a bugün yardımlar giremiyor. Rusya'dan da bunun sağlanması için rica edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Cenevre-2 Konferansı'na hazırlanılması ve Ulusal Koalisyon'a destek verilmesi gerektiğini de belirten Hague, "Siyasi çözümün olabilmesi için olumlu ve demokratik muhalefetin kaldırılmaması lazım" dedi.

İranla devam eden müzakerelere ilişkin soruya ise Hague, şu yanıtı verdi:

"Bu sadece bir başlangıç. Nasıl gittiğini söylemek henüz daha çok erken. 10 gün önce yaptığımız Cenevre görüşmeleri oldukça yapıcıydı. Potansiyel ilk adım üzerine bir anlaşmaya vardık. Çok fazla konu üzerinde konuşuldu. Fakat bazı konular üzerinde eksiklikler var. Bu eksiklikleri azaltmak için hala çalışıyoruz."

"Kıbrıs konusunda bundan sonra hem İngiltere hem de AB üyesi diğer ülkelerin bir adım atması bekleniyor mu?" sorusuna da Hague, çok ciddi çabalar sarf edildiğini ve tüm çabaların başarıya ulaşmasını dilediklerini vurguladı. Hague, "Önümüzdeki aylarda önemli bir fırsat var. Umarım herkes bu fırsata olumlu bir tepki verir. En iyi şekilde bu fırsattan yararlanır" dedi. 

Copyright @ 2013 Hayallere Giden Yol. Designed by Elementx | Love for Siristatlı