Duyuru:

Web sitemize hoş geldiniz, umuyoruz ki web sayfamızı beğenirsiniz ve her zaman misafirimiz olursunuz.

26 Haziran 2014 Perşembe

Uzmanların tavesiyeleri : sahur ve iftarda neler yenilmeli?


Ramazanda genel olarak öğün sayısı sınırlanır ancak buna karşın öğünlerdeki yiyecek çeşidi daha fazla olabilir.Ramazanda ideal beslenme öğün sıklığının normal hayata yakın şekilde uygulanması ile sağlanabilir.Oruç tutan kişiler yaklaşık 13 -14 saat açlıkla karşı karşıya kalıyorlar. Bu açlık süresi içinde kan şekeri düşer. Eğer kişiler sahura da kalkmıyor ise kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlar ve daha düşük değerlere ulaşır.


Bu nedenle az ve sık beslenme ilkesi kan şekerini dengelemek için mutlaka uygulanmalıdır. Öğünler sahur, iftar, ara öğün şeklinde düzenlenebilir.Sahura kalkıldığında midede uzun süre kalacak ve kan şekerinde ani değişiklik yaratmayacak besinler seçilmelidir. Kıymalı sebze yemekleri veya tahıl çorbaları, kepekli ekmek, az tuzlu peynir, meyve ve bol su tüketimi unutulmamalıdır.

Sahurda çok tuzlu ve baharatlı yiyecekler yenilmemelidir. Sahurda yeterli su tüketilmelidir.
Özellikle iftariyelik adı altında yenen şarküteri ağırlıklı ürünler, hamurişi yiyecekler, tatlılar oruç tutanlarda kilo artışına neden oluyor. Kilo artışına bağlı olarak kan yağlarında ve tansiyonda artış olabiliyor. Sucuk, salam pastırma ve benzeri ürünler doymuş yağ içeriği yüksek olduğu için yenilmesi riskli olan besin grubundadırlar.
İftara su, çorba, peynir, zeytin, hurma veya kuru kayısı ile başlanabilir. Başlangıç için ılık çorba en uygun yiyecektir. Bağırsak problemi olanlar çorbalarına doğal lif ilavesi yapabilecekleri gibi kepekli ekmek de tercih edebilirler.
Yemek sonrası yenilecek tatlıların hamurlu ve kızartılmış olmamasına dikkat edilmeli, sütlü tatlılar tüketilmemelidir. Ramazanın simgesi haline gelen güllaç buna en uygun tatlıdır, haftada 1-2 kez sütlü tatlı yenilebilir. Ancak hemen yemek üzerine değil iftardan 2 saat sonra yenilmesi iyi olur.

Oruç zayıflama yöntemi değildir
Oruç tutmak sağlıklı insanlar içindir. Kilo verme yöntemi değildir. Hareket azlığı, metabolizma hızının yavaşlaması kilo vermeyi zorlaştırmaktadır. Şişmanlık sorunu olan kişilerin bu dönemi bir diyet fırsatı olarak görmesi yanlıştır. Gün boyu aç kalmak metabolizma hızını yavaşlatarak alınan besinlerin yağ haline gelmesini kolaylaştırır. Ramazanda kişiler hareketsiz kalmaya meyillidir. Bu sebeple ramazanda yeterli ve dengeli yemeye özen göstermeyenler bu ayı kilo alarak bitirir.

İFTAR VE SAHUR İÇİN ÖRNEK MENÜ

Sahur
2 dilim çavdar veya tam buğday ekmeği veya 2 avuç içi büyüklüğü pide
1 dilim az yağlı, az tuzlu peynir veya yumurta
domates-salatalık-maydanoz-biber
3 kuru kayısı veya 1 porsiyon taze meyve
1 kepçe mercimek veya sebze çorbası veya
küçük tabak sebze yemeği
2 -3 bardak su
Bazı günler sadece 1 su bardağı kadar haşlanmış makarna peynir veya yoğurtla yenilebilir. Yeşil salata veya söğüş domates-salatalık eklenerek sahur için iyi bir seçenek olabilir.
2 -3 bardak su içilmesi unutulmamalıdır.

İftar
Bol su
1 hurma veya
2 kuru kayısı
2 -3 zeytin veya
2-3 parça ceviz
1 dilim az tuzlu peynir
1 kepçe çorba
1 avuç içi kadar pide
salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile)
1 porsiyon et veya tavuklu sebze yemeği veya sebze garnitürlü balık- tavuk veya kuru baklagil yemeği
2 dilim ekmek veya 4 kaşık pilav- makarna (eğer yemekten sonra tatlı yenilecekse pilav -makarna tüketilmemesi daha iyi olur.)

Ara (Saat 21.00 -22.00 arası)
1 bardak süt veya yoğurt
2 porsiyon meyve
Bol su
Haftada 2 kez ara öğün yerine sütlü
tatlı yenilebilir.

RAMAZANDA KİLO ALMAMAK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?


Mutlaka sahura kalkın.

Sahur yemeklerini azar azar ve iyice çiğneyerek yiyin. Çiğ sebze, domates, salatalık gibi posası ve su içeriği yüksek yiyeceklere mutlaka sahurda yer verin.
İftarda orucunuzu hafif bir yemekle açın. Sebze yemekleri tüketin, ağır tatlılardan kaçının.
Bol su için.
İftardan sonra iki küçük öğün oluşturun, bu öğünlerde meyve veya yoğurt yemeye çalışın, tatlı seçiminiz haftada ikiden fazla olmasın ve yağ içermeyen tatlıları tercih edin.
İftardan iki saat sonra hafif tempoyla yürüyüş yapmaya çalışın.

14 Haziran 2014 Cumartesi

Maliki'nin sinsi oyunu deşifre oldu


Maliki'nin sinsi oyunu deşifre oldu.Baskıdan bunalan Sünniler, Bağdat yönetimine isyan etti. Nuri el Maliki de işgal görüntüsü vermek için IŞİD'i sahneye sürdüMusul'daki Türk başkonsolosluğunun IrakŞam İslam Devleti (IŞİD) örgütü militanları tarafından basılmasının, Irak Başbakanı Nuri el Maliki'nin sinsi tezgâhının bir parçası olduğu ortaya çıktı. Bölgeden aldığımız bilgilere göre Maliki, hem kendisine yönelikSünni isyanını boşa çıkarmak hem de bunuTürkiye eliyle yapmak için bir plan kurdu. Olaylar şöyle gelişti:

Irak'ta üçüncü dönem başbakanlık koltuğunda oturmak isteyen Maliki, halkı canından bezdirdi.
Özellikle Sünnilere yönelik yıldırma ve asimilasyon politikaları uyguladı. Sünni olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık el Haşimi'yi idama mahkûm ettirdi.

Sünnilerin ağırlıkta olduğu Musul'da, 2009 yılında 14 grup bir araya geldi. Son seçimde Sünniler, Kürtler ve bazı Şii gruplar, Irak'ta kendi krallığını ilan eden Maliki'yi istemediklerini duyurdu. Ancak Maliki buna rağmen hileyle koltuğa oturdu. Musul'daki gruplar bir yıldır operasyon hazırlığı yapıyordu. İsyan patlama noktasına gelince IŞİD devreye sokuldu. Militanlar, herhangi bir mukavemete uğramadan Musul'u işgal etti. Zira, 'sizinleyiz' denilerek halk oyuna getirildi. Maliki'ye duyulan öfke sebebiyle ağırlıklı olarak Sünnilerden oluşan ordu müdahalede bulunmadı. IŞİD militanları Türk başkonsolosluğunu işgal etti. Ardından Maliki, NATO'yu göreve çağırdı, hava üslerini ABD uçaklarına açıp 'bombalayın' ricasında bulundu, Meclis'i olağanüstü hal ilan etmek için toplantıya davet etti. Ancak Meclis, Maliki'ye yetki vermedi. Irak'ın ikinci büyük şehri olan 3 milyon 500 nüfuslu şehirde 12 bin civarında silahlı kişi var. Bunların sadece 2 bini IŞİD militanı. Maliki olağan üstü hal ilan ederek buraya müdahalede bulunacak, IŞİD ile mücadele görüntüsü vererek, sayıları 10 bini bulan Sünni grupları durduracaktı.

Türk başkonsolosluğunun hedef seçilmesi ise tesadüf değildi. Bu hamle ile Türkiye savaşın içine çekilmek, Maliki'ye karşı birleşen Sünniler, Mehmetçik ile karşı karşıya getirilmek istendi. Eğer asker çarpışmasa “Türkiye, IŞİD'e yardım ediyor” denilecekti. Ancak Ankara'nın soğukkanlı duruşu bu sinsi planları bozdu. IŞİD örgütünün çoğunluğunu yabancılar oluşturuyor. Irak'a gönderilenler ise bölgeyi çok fazla tanımıyor.

Şehre giren militanların Merkez Bankası'nı hemen bulmaları Maliki'nin desteğini gözler önüne serdi. Maliki, hem Şii basınını hem de uluslararası medyayı kullandı. IŞİD'in, devrik lider Saddam Hüseyin'in memleketi Tikrit'e girdiği yazıldı. Oysa şehri Saddam'ın eski askerleri ele geçirmişti. Suriye'de esirlerin başını kesip yayınlayan, sadece bu yıl içinde 9 gazeteciyi öldüren IŞİD militanları, Irak'ta ise poz verdi. Şiileri kafir ilan eden örgüt, Irak'ta kimseye el sürmedi.

Bağdat'a doğru ilerleyen IŞİD'in büyük katliamlara imza atmasından ve provokasyon amacıyla Necef ve Kerbela'da kutsal mekanlara saldırmasından korkuluyor.

IŞİD'in üç misyonu buluyor

Bir: Mezhep savaşı çıkarıp Şiileri İran'a yaklaştırmak. İki: Türkiye-Suriye sınırını ele geçirip iki ülke bağını koparmak. Üç: İslam'ı umut olmaktan çıkarmak.

13 Haziran 2014 Cuma

Olur Mu Olur...Hürriyet'in Koca Bir Sayfası Yapı Kredi Playli’nin Olur.

Yapı Kredi’nin genç kartı Play, bir kez daha “Olur mu olur” diyor ve herkese Hürriyet’te tam bir sayfa yazıyazma şansı sunuyor.
Yapı Kredi’nin gençyüzü Play, “Olur mu olur” diyerek bu sefer de 7 Play kullanıcısına Hürriyet’te gazetecilik yapma fırsatı sunuyor. Gençlerin sınır tanımayan hayallerine ilham olan Yapı Kredi Play sayesinde, Hürriyet Dünyası’nın popüler kalemlerinden İzzet Çapa, Sibel Arna, Onur Baştürk, Ahmet Can, Ömür Gedik, Cengiz Semercioğlu ve Bilgin Gökberk’in koçluğunda 7 Play’li gazeteciliği deneyimliyor. Playliler gazetecilerle birlikte bir gün geçirme ve yaşadıklarını kendi hazırladıkları haber ile  Hürriyet’te tam bir sayfa yayınlatma şansına sahip olacak.
Türkiye’nin en ünlü kalemlerinden biri ile tanışarak yazarla röportaja gitmek veya film üzerine sohbet etmek ya da 3 büyük takımdan birinin antremanına giderek futbolcularla tanışmak ve de üstüne bu deneyimleri Hürriyet’e yazabilmek için tek koşul her bir yazar için belirlenen hashtag’e en yaratıcı tweet’i atmak olacak. Atılan tweetler arasından birinciyi ise bizzat yazarın kendisi seçecek. Ayrıca, en yaratıcı tweet’in sahibi Hürriyet binasında yarım gün geçirerek ünlü yazarların çalıştığı atmosferi görme şansı yakalayarak sınır tanımayan hayallerine de kavuşmuş olacak.
Her hafta bir yazar ile devam edecek yarışma 6-12 Haziran arasında İzzet Çapa ile başladı. 13 Haziran’da Onur Baştürk ile devam ediyor.
Twitter üzerinden #banagöremagazin hashtagiyle ve de Facebook Play sayfasındaki uygulama üzerinden katılım yapılabilen yarışmanın detaylarına YapiKrediPlay facebook sayfasından ve olurmuolur.com.tr adresinden ulaşılabiliyor.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

2 Haziran 2014 Pazartesi

Atalay: Gül ve Erdoğan yeniden değişim yapmalı


Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Başbakan Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Gül'ün yeniden değişim yapması gerektiğini vurguladı.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Kanal 7’de Mehmet Acet'in sunduğu Başkent Kulisi'nde Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin dikkati çeken açıklamalar yaptı.
Cumhurbaşkanlığı adayının Başbakan Erdoğan mı olduğuna ilişkin soruya Atalay, “Tüm mekanizmalarımızın daha çok genel başkanımızın cumhurbaşkanı adayı olması gibi bir iradesi çıktı ortaya. Bunu resmen açıklamadık. Resmi karara dönüşmüş değil. Daha da ötesi Başbakanımızın kendisiyle ilgili bu kararda henüz bir irade beyanı söz konusu olmadı” dedi.

‘Aralarında değişim yapmalılar’

Tüm planların Ak Parti’nin güçlü şekilde yoluna devam etmesi için yapıldığını belirten Atalay şöyle devam etti:

“2015 seçiminde de zorluk çekmeyeceğimiz formül gerekiyor. Tekrar Cumhurbaşkanımızla Başbakanımızın yine bir değişimi sağlaması, bu defa Cumhurbaşkanlığına Başbakanımızın gitmesi ama kongrede Abdullah Bey’in Cumhurbaşkanımızın ikna edilerek, tekrar partinin başına gelmesi, 2015 seçimini yürütmesi ve ondan sonra güçlü bir şekilde çıkarak Anayasa değişikliğinin ve diğer değişikliklerin yapılmasıdır.”

‘Adayımız Tayyip Bey’dir’

Atalay “Abdullah Bey’in ikna edilerek tekrar partimizin başında bulunması, bu seçimi bizim için çok daha rahat şekle getirecek. Hatta önceden bunun, stratejinin açıklanmasının çok daha faydalı olacağı kanısındayım. ‘Adayımız Başbakanımız Tayyip Bey’dir. Partimizin geleceğinde, kendisi ikna edilerek kongremize genel başkan olarak Abdullah Bey’in seçilmesi sağlanmıştır. Geçiş dönemi Başbakanlığı şu tarafından yürütülecektir’ gibi açıklama hem topluma güven verecek, hem de pati tabanında büyük bir rahatlık sağlayacaktır” diye konuştu.

Havacılıkta dünyayı solladık, rakip tanımıyoruz



Bakan Elvan, Türkiye'nin havacılık sektöründe son 11 yılda kaydettiği yolla dünyanın parlayan yıldızı haline geldiğini söyledi.



Türkiye'nin yılda ortalama yüzde 16'lık büyüme ile ABD ve Almanya başta olmak üzere birçok
gelişmiş ülkeyi geride bıraktığını vurgulayan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, "Dünyayı solladık, havada rakip tanımıyoruz" dedi.

Bakan Elvan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de havacılık faaliyetlerinin, ulusal ve uluslararası mevzuatlara uygun olarak sürdürüldüğünü belirterek, "Türk sivil havacılık sektörügiderek büyüyor. Özellikle 2003 yılında iç hatların özel havayollarının da rekabetine açılması; taşınan yolcu sayısında, uçak filosunda, destinasyon noktasında ve havayolu firmalarının sayısında patlama yaşattı" diye konuştu.

Bakanlık, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörün uyumlu hareket etmesiyle Türkiye'de hava taşımacılığının büyük ivme kaydettiğini ifade eden Bakan Elvan, özellikle son yıllarda bu alanda ulaşılan rekor rakamlara dikkati çekti.

Dünya'da sivil havacılıktaki yıllık ortalama büyümenin yüzde 9.6 olduğunu belirten Bakan Elvan, son 11 yılda Türkiye'de sivil havacılığın ortalama büyümesinin yüzde 16'ları bulduğunu kaydetti.

- Uçak sayısı 10 yılda yüzde 130 arttı -Türkiye'de 2003 yılında 162 olan uçak sayısının 2013 yılında yüzde 130 artarak 374'e çıktığını dile getiren Elvan, aynı dönemde toplam hava aracı sayısında da yüzde 74'lük bir artış görüldüğünü belirtti.

İç ve dış hat uçuş trafiğinde de önemli oranda artış yaşandığını vurgulayan Bakan Elvan, şunları söyledi:

"Geçmişte İstanbul ve Ankara olmak üzere iki merkezden 25 noktaya 8,5 milyon yolcu taşıyorduk. Büyük gelişme sağladık ve bugün 6 havayolu ve 7 merkezden 52 noktaya 58 milyon yolculuk bir potansiyele ulaştık. Ayrıca yurtdışı uçuşlarda da büyük bir ivme kaydettik. 2002 yılı yurt dışı uçuş haritasına baktığımızda dünya üzerinde 60 noktaya sefer gerçekleştiriliyordu. Şimdi Türkiye'den yurt dışındaki 234 noktaya ulaşıyoruz."

- 2014'te beklenti 167 milyon yolcu -Bakan Elvan, Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO)'nın verilerine göre, 2013 yılında dünyada 6,2 milyar yolcu taşındığını belirterek, '"Bu alanda da Türkiye dünya ortalamasının üzerine çıktı. 2013 yılında yolcu taşıma oranı yüzde 14,5 arttı. İç ve dış hatlar toplamında 150 milyon yolcuya ulaşıldı. 2014 yılsonu hedefi ise 167 milyon yolcu" dedi.

Alkol reklamı olan tabelalar kaldırılacak

Market, büfe, bakkal, lokanta gibi alkol satılan yerlerin, iç ve dış mekanlarında bulunan ve içki reklamı olan tabelalar kaldırılacak. Yasağa uymayanlara para cezası verilecek.Alkol reklamı olan tabelalar kaldırılacak

11 Haziran 2013 günü yürürlüğe giren ve gece 22.00'den sonra içki satışını yasaklayan 6487 sayılı kanunda, ''Alkollü içkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tanıtımı yapılamaz. İçki satışı yapılan yerlerin tabelaları, bir yıl içinde buna uygun hâle getirilir' düzenlemesine yer verildi. Bir yıllık süre 11
Haziran 2014'de sona erecek. Bu tarihe kadar içki reklamı olan tabelalar kaldırılacak. Yasağa uymayan işletmelere 5-200 bin lira arasında ceza verilecek. Geçen yıl çıkarılan ve tartışmalara neden olan yasa ile alkolde şu düzenlemeler getirildi:

REKLAM YASAK: Alkollü içkilerin reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yapılamaz. Bu ürünlerin kullanılmasını ve satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, promosyon, etkinlik yapılamaz. Alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlar, hiçbir etkinliğe ürünlerinin marka, amblem ya da işaretlerini kullanarak destek olamaz. TV'lerdeki dizi, film ve müzik kliplerinde alkollü içkiyi
özendirici görüntülere yer verilemez.

EŞANTİYON YASAK: Alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlar teşvik, hediye, eşantiyon, promosyon veya bedelsiz olarak alkollü içki dağıtamaz. Alkollü içkiler, 18 yaşını doldurmamış kişilere satılamaz veya sunulamaz. 18 yaşını doldurmayanlar, alkollü içkilerin üretim, pazarlama ve satışında istihdam edilemez.

SATIŞ YASAĞI: Alkollü içkiler, otomatik satış makineleri veya basın-yayın yoluyla tüketicilere satılamaz ve posta ile gönderilemez. 22:00 ila 06:00 saatleri arasında perakende olarak satılamaz. Sunum izni verilen yerlerde açık olarak tüketilebilir. Bu yerlerde tesis sınırları dışında tüketilmek üzere alkollü içki satışı yapılamaz. Alkollü içkiler, işletme dışından görülecek şekilde perakende olarak satışa arz edilemez.

KARAYOLLARINDA YASAK: Meskun mahaller ve konaklama yerleri hariç olmak üzere, otoyol ve devlet karayollarındaki yapı ve tesislerde alkollü içki satışına ve tüketimine izin verilmez.
Öğrenci yurtları, sağlık hizmeti verilen yerler, spor müsabakası yapılan stadyum ve kapalı spor salonları, eğitim ve öğretim kurumları, kahvehane, kıraathane, pastane, bezik ve briç salonları ile akaryakıt istasyonlarının mağaza ve lokantalarında alkollü içki satışı yapılamaz.

1 Nisan 2014 Salı

1 April is not a Fools' Day, the killing of Muslims. (1 NİSAN ŞAKA GÜNÜ DEĞİL, MÜSLÜMANLARIN KATLEDİLDİĞİ GÜNDÜR)


Assalamu alaykum Brothers and Sisters please beaware of the Evil Day which will soon be comming its haram to celebrate it please avoid it and do inform others too .

The history of April fools day

It was around a thousand years ago (711 A.D) that Spain was ruled by Muslims. And the Muslim power in Spain was so strong that it couldn't be destroyed. The Christians of the west wished to wipe out Islam from all parts of the world and they did succeed to quite an extent. But when they tried to eliminate Islam in Spain and conquer it, they failed. They tried several times but never succeeded.
The unbelievers then sent their spies in Spain to study the Muslims there and find out what was the power they possessed and they found that their power was TAQWA. The Muslims of Spain were not just Muslims but they were practicing Muslims. They not only read the Quran but also acted upon it.
When the Christians found the power of the Muslims they started thinking of strategies to break this power. So they started sending alcohol and cigarettes to Spain free of cost. This technique of the west worked out and it started weakening the faith of the Muslims in particular the young generation of Spain. The result was that by 1492 A.D the Catholics of the west wiped out Islam and conquered the entire Spain bringing an end to the EIGHT HUNDRED LONG YEARS' RULE OF THE MUSLIMS in Spain. The last fort of the Muslims to fall, was Grenada (Gharnatah), which was on the 1st of April.

After Spain was fully conqured by the christians the christian ruler wasnt just sastified with his victory he wanted something more so he Lied to the Muslim community that there is a special place for all muslim where all of them will be allowed to to pratice islam freely a very huge ship was prepared for muslims and a very large number of muslims left for that place as mentioned by the christian ruler when the ship was in the middle of the sea there were explosions made by gaurds and they escaped through saftey boats,muslim were left on the big ship drowning many muslims got maytred in that false trick.

From that year onwards, every year they celebrate April fools day on the 1st of April, celebrating the day, they made a fool of the Muslims. They did not make a fool of the Muslim army at Gharnatah only, but of the whole Muslim Ummah. We, the Muslims, were fooled by the unbelievers. Just avoid this evil pratice and please donot celebrate this day nor assist other to do it.


1 NİSAN ŞAKA GÜNÜ DEĞİL, MÜSLÜMANLARIN KATLEDİLDİĞİ GÜNDÜR

Yıllardır 1 Nisan günü tüm kültürler tarafından uygulanan ve "Nisan 1 Şakası" olarak bilinen olayın hikayesinin şöyle olduğu iddia edilmektedir:

"15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu Endülüs Müslümanlarının son kalesini kuşatır. Uzun süren bir kuşatma olmasına rağmen, kış aylarının da etkisiyle, kale korunabilmektedir. Durumun zorluğunu anlayan Haçlı ordusunun komutanı değişik taktikler düşünmektedir.

En sonunda 31 Mart gecesi Kalenin önüne giderek bir elinde Kur'an bir elinde İncil 'Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım' der. Gerekli görüşmelerden sonra canlarının kurtarılması karşılığında Müslümanlar kaleyi teslim ederler.

Ertesi sabah, yani 1 Nisan sabahı, Haçlı ordusu komutanı bütün Müslümanların öldürülmesi için emir verir. Bunun üzerine Müslümanlar 'Yemin etmiştiniz, bize söz vermiştiniz' dediklerinde Haçlı ordusu komutanı 'Benim sözüm size dün akşam içindi, bugün için size bir sözüm yoktur' diye cevap verir ve bütün Müslümanlar orada şehit edilir.

İşte o gün bugündür 1 Nisan Hristiyanlar arasında 'Hile Günü' olarak kutlanmaktadır.

Maalesef halkımız arasında da yaygınlaşmış, yüzlerce, binlerce Müslümanın katliam günü olan 1 Nisan'lar, bir şaka günü olarak kutlanmaktadır.


Müsəlmanların qətliamı günü - "1 aprel zarafatı"
"Bu iki kitaba and içirəm ki, təslim olsanız bu axşam sizə bir şey etməyəcəyəm”

XV əsrin sonlarında xristian ordusu İspaniyadakı Əndəlus müsəlmanlarının son qalasını muhasirəyə alırlar.
Uzun sürən mühasirədən sonra qış fəslinin də təsiriylə, qala işğal oluna bilmir.
Vəziyyətin çətinliyini anlayan xristian ordusunun komandiri dəyişik taktikalar düşünməyə başlayır.
Nəticədə 31 Mart gecəsi qalanın önünə gedərək bir əlində Quran, bir əlində İncil tutaraq "Bu iki kitaba and içirəm ki, təslim olsanız bu axşam sizə bir şey etməyəcəyəm”deyir.
Əsas görüşmələrdən sonra canlarının amanda qalacaqları şərtiylə müsəlmanlar qalanı təslim edirlər.
Ertəsi səhər, yəni Aprel ayının 1-i xristian ordusu komandiri bütün müsəlmanların öldürülməsi üçün əmr verir.
Müsəlmanlar "and içmişdiniz, bizə söz vermişdiniz" iradlarını bildirdikdə xristian ordusu komandiri sözünün dünən gecə üçün keçərli olduğunu və "Bugün üçün sizə verdiyim andım yoxdur" deyir.
O gün bu gündür aprelin 1-i xristianlar arasında "Hiylə Günü", "Aldatmaq günü" olaraq qeyd olunmaqdadır.


Təəssüf ki, xalqımız arasında da yayılmış, minlərlə müsəlmanın qırğın günü olan 1 aprel , bir zarafat günü olaraq qeyd olunmaqdadır.


































Copyright @ 2013 Hayallere Giden Yol. Designed by Elementx | Love for Siristatlı